“Siteyi açtık ama Google’da yokuz” cümlesinin arkasında genellikle yanlış bir zaman beklentisi vardır. İndekslemeden ilk sıralamalara kadar gerçekte ne olur, hangi hafta neye bakılır?
Yeni site yayına girdikten birkaç gün sonra gelen soru hep aynıdır: “Google’da neden çıkmıyoruz?” Cevap çoğu zaman “bir sorun var” değil, “henüz erken”dir. Ama bu, oturup beklemek anlamına da gelmez — ilk 90 günde yapılması gerekenler bellidir ve bunları atlarsanız bekleme süresi uzar.
\n\nÖnce ayrım: indekslenmek, sıralanmak ve trafik almak
\nÜç ayrı aşamadır ve sık sık birbirine karıştırılır.
\n- \n
- İndekslenmek: Google sayfanızı görmüş ve dizinine almıştır. Bu, sayfanın bulunabilir olduğu anlamına gelir, üst sıralarda olduğu değil. \n
- Sıralanmak: Belirli bir arama için sonuç listesinde bir yer almak. Sayfa 6’da olmak da sıralanmaktır. \n
- Trafik almak: İnsanların gerçekten tıklayacağı bir konumda olmak. Pratikte ilk sayfa, çoğunlukla ilk beş sonuç. \n
Sitenizin adını aratıp çıkıyorsanız indekslenmişsinizdir. Bu iyi bir işarettir ama hizmet aramalarında görünmek ayrı bir iştir.
\n\n1.–2. hafta: teknik temel
\nBu dönemde amaç Google’ın siteyi sorunsuz gezebilmesidir. Yapılacaklar:
\n- \n
- Google Search Console’a siteyi ekleyin ve doğrulayın. Bu araç olmadan ne olup bittiğini tahmin etmekten başka yolunuz kalmaz. \n
- Site haritasını gönderin. Sitemap, Google’a “sayfalarım bunlar” demenin en doğrudan yoludur. \n
- robots.txt dosyasını kontrol edin. Geliştirme sırasında konulmuş bir engelin yayına çıkarken unutulması, en sık rastlanan ve en pahalı hatalardan biridir. Site aylarca “bilinmeyen bir sebeple” çıkmaz. \n
- Her sayfanın kendine ait başlık ve açıklaması olsun. Aynı başlığı taşıyan onlarca sayfa, Google için hangi sayfanın neye dair olduğunu belirsizleştirir. \n
- Canonical adresleri doğrulayın. Aynı içeriğin www’lu ve www’suz, http ve https hallerinin ayrı sayfalar gibi görünmesi gücünüzü böler. \n
3.–6. hafta: içeriğin şekillenmesi
\nTeknik taraf oturduktan sonra sıra, sayfaların gerçekten bir soruya cevap verip vermediğine gelir. Burada işe yarayan yaklaşım, anahtar kelime listesi yapmadan önce müşterinin cümlesini yazmaktır: “İstanbul’da diş beyazlatma ne kadar sürer?”, “kurumsal web sitesi maliyeti neye göre değişir?” gibi.
\nBu dönemde beklenmesi gereken şey, uzun ve rekabeti düşük aramalarda görünmeye başlamaktır. Ana hizmet kelimelerinde henüz bir şey olmaz; olması da beklenmez.
\nSık yapılan hata, her hizmet için birbirine çok benzeyen sayfalar açmaktır. “Kadıköy web tasarım”, “Üsküdar web tasarım”, “Beşiktaş web tasarım” sayfaları yalnızca ilçe adı değişerek çoğaltıldığında, Google bunları ayrı birer değerli sayfa olarak görmez.
\n\n7.–12. hafta: otorite ve ölçüm
\nBu aşamada iki şey aynı anda yürür:
\n- \n
- Dışarıdan bağlantı ve bahsedilme. Sektör dizinleri, iş ortakları, basın, meslek odaları… Bağlantının sayısı değil, geldiği yerin ilgili ve gerçek olması önemlidir. \n
- Ölçüm. Search Console’da “Performans” ekranı artık anlamlı veri gösterir: hangi aramada kaçıncı sıradasınız, kaç gösterim alıyorsunuz. Sıralamanız 20’den 11’e çıktıysa tıklama gelmemiş olabilir ama ilerleme vardır. Bu ayrımı görmek, erken vazgeçmeyi önler. \n
Peki neden bu kadar uzun sürüyor?
\nGoogle’ın yeni siteye karşı bir cezası yoktur; ama bir güven sorunu vardır. Yeni bir alan adı hakkında hiçbir geçmiş veri yoktur: kimse bahsetmemiştir, kimse ziyaret etmemiştir, içeriğin kalıcı olup olmayacağı bilinmez. Bu belirsizlik zamanla ve tutarlı yayınla azalır.
\nRekabet de belirleyicidir. Yıllardır aynı konuda yazan, yüzlerce sayfası ve binlerce bağlantısı olan bir siteyi üç ayda geçmek gerçekçi bir hedef değildir. Buna karşılık dar ve yerel bir aramada (“Ataşehir’de kurumsal fotoğraf çekimi” gibi) çok daha hızlı yol alınabilir.
\n\n90. günde neye bakılmalı?
\nGerçekçi bir başarı ölçütü şudur:
\n- \n
- Sayfaların çoğu indekslenmiş, Search Console’da kapsam hatası yok. \n
- Uzun kuyruk aramalarda gösterim almaya başlanmış. \n
- Marka adıyla yapılan aramalarda ilk sırada. \n
- En az bir hizmet sayfası, ana kelimesinde ilk 3 sayfada. \n
Bunlar sağlanıyorsa yön doğrudur. Sağlanmıyorsa sorun genellikle sabırsızlıkta değil, teknik bir engelde ya da içeriğin gerçekten bir soruya cevap vermemesindedir.
\n\nSık sorulan sorular
\nSitemap göndermek sıralamayı yükseltir mi?
\nHayır. Sitemap sıralama sinyali değildir; yalnızca sayfaların keşfedilmesini hızlandırır. Faydası, büyük veya yeni sitelerde daha belirgindir.
\nHer gün içerik yayınlamak gerekir mi?
\nGerekmez. Sıklıktan çok tutarlılık ve derinlik işe yarar. Ayda dört doyurucu yazı, her gün yayımlanan yüzeysel metinlerden genellikle daha iyi sonuç verir.
\nEski sitemizden yeni siteye geçtik, sıralamalarımız düştü. Normal mi?
\nGeçiş sırasında adresler değiştiyse ve eski adreslerden yenilerine kalıcı yönlendirme (301) kurulmadıysa düşüş beklenir. Bu, zamanla kendiliğinden düzelen bir durum değildir; yönlendirmelerin kurulması gerekir.
\nReklam vermek SEO’ya yardım eder mi?
\nDoğrudan bir sıralama etkisi yoktur; Google Ads harcaması organik sıralamayı yükseltmez. Dolaylı faydası vardır: marka bilinirliği artar, marka aramaları çoğalır ve sitede daha çok veri birikir.
\n